• Mobil   • Site Haritası   • Webmail   • RSS  



                  

Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
    Üye Olmak İstiyorum
    Şifremi Unuttum

TÜM ÜYELER
ŞİİRLER
YAZILAR / ÖYKÜLER
KİTAP/ KÜLTÜR/ SANAT
ÜNLÜ ŞAİRLER/ ŞİİRLERİ
GÜNCEL
SAĞLIK / YAŞAM

SON 3 ÜYEMİZ
Faruk Uğur
Mahmut Çiçekdağı
Kadir TOZLU

İYİKİ DOĞDUNUZ
gülayşe_delen

HAFTANIN İNCİLERİ
2017-2018 RADYO MAVİ EYLÜL YENİ SEZONA 18 EYLÜL’DEN İTİBAREN CANLI YAYINLARIYLA BAŞLIYOR...

SON YORUMLAR
ÖMRÜMÜN HAZANI
Yureginize saglik ...
ÖMRÜMÜN HAZANI
Yureginize saglik ...
YAKIŞMAZ OĞUL
Allah Kavuştursun. Hayırlı teskereler dilerim....
DAVUT BEY
MUHTEŞEM BİR YAZI OLMUŞ KALEMİNİZ VAR OLSUN HARİ...
BEŞİNCİ MEVSİMİM EYLÜL
Çok teşekkür ederim Behçet Bük Beyefendi. Sağ olun...
BEŞİNCİ MEVSİMİM EYLÜL
Çok güzel dizelerdi kutlarım şairim selam saygılar...
PAPATYA FALLARI
Tekrar teşekkür ederim Behçet Bük Beyefendi.Şiirim...
30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMIM
Çok teşekkür ederim Behçet Bük beyefendi. Güzel yo...
30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMIM
Güzel dizelerinizi okudum yüreğinize sağlık, tebri...
PAPATYA FALLARI
Çok güzel dizelerdi kutlarım değerli şairim saygıl...
 
SENEDE BİR GÜN
13 Mayıs 2017 Cumartesi 00:00
12
14
16
18


 

İki cihan güneşi sevgili Peygamberimiz(s.a.v.), “Cennet annelerin ayağının altındadır” diyerek, bizlere annelerin ne kadar yüce, hakları ödenmeyecek kadar değerli bir varlık olduklarını vurgularken Cennete girmenin en kolay yolunun da annelere “evlat” olmakla kazanılacağını bizlere müjdelemiştir.
Bir evladın derdinin, tasasının, sıkıntısının, hastalığının üzüntüsünün, sevincinin mutluluğunun heyecanının, ağlamasının, gülmesinin, zenginliğinin, fakirliğinin iyi gününün kötü gününün karşılıksız tek ortağı annedir. Anneyi hatırlamak ona anne olduğunu sadece bir günle sınırlamak annelere karşı yapılan ne kadar büyük bir haksızlık olur.
Bir evlat için dünyanın en güvenilir limanı, baba ocağı ve ana kucağıdır.
Senede bir gün değil, 365 gün annemize hizmet etsek onun fedakârlığının karşılığını ödememiz mümkün değildir.
Fakat son zamanlarda anneler günü kutlamasını, getirim(rant) sağlamak peşinde olanlar, hediye alışverişi yapmakla özdeşleştirmişlerdir.
Oysaki anneleri sıcak bir tebessümle, samimi bir şekilde hatırlanmak birçok pahalı hediyelerden daha muteberdir.

Anneler günü; Antik Romalılar da ilkbahar festivallerini M.Ö 250 yıl öncesinden ana tanrıça Kibele onuruna kutlamışlardır. Yani bu özel günün kutlamaları çok eskiye dayanmaktadır.
Günümüzde kutlanan anneler günü, ABD’de ortaya çıkmıştır. Anna Jarvis’in kaybettiği annesi için 1908 yılında başlattığı bir anma günüdür.
1905 Mayıs’ının 2.Pazar günü Jarvis’in annesi ölünce hayatı boyunca sürecek olan üzüntüsü de başlamış olur. Bunun üzerine Jarvis, 1907 yılında arkadaşlarıyla beraber her Mayıs ayının 2. pazar gününü, anneler için kutlamaya karar verir. 1 yıl sonra başlayan kutlamalar yaygınlaşır ve herkes tarafından benimsenir.
ABD Başkanı Woodrow Wilson, 1914’te Senato’nun da onayını alarak bugünü "Anneler Günü" ilan eder. Anneler gününün ’milli bir gün’ olması amacıyla Jarvis, arkadaşlarıyla birlik olup, bir kampanya başlatır ve başarılı da olur. Dünya ülkelerinde de kutlanmaya başlayan anneler gününü değişik günlerde kutlayan ülkeler olmakla bereber ülkemizle birlikte çoğunlukta olan birçok ülkede Mayıs ayının ikinci Pazar günü kutlanmaktadır.
Ülkemizde anneler günü, kadınların sosyal yaşama aktif olarak katılmasının sağlanmasını amaçlayan Türk Kadınlar Birliği’nin bildirgesiyle 1955 Mayıs ayından beri kutlanmaktadır.

Veysel Karani’nin Annesine İtaati, annelerimize karşı nasıl davranmamız gerektiğine ne güzel bir örnek.

Üveys İbnu Amir el-Karanî, halkımız tarafından Veysel Karani olarak bilinir. Tabiîn’in (sahabeyi görenlerin) büyüklerindendir. Resûlullah’ın (s.a.v.) sağlığında Müslüman olmuştur. Annesine olan saygısı Resûlullah’la (s.a.v.) karşılaşmasına mani olmuştur.

Üveys’in annesinden bir tek isteği vardı. Günlerdir bu isteğini zihninde bekletiyor, anneciğinin neşeli bir anında teklifini yapmayı tasarlıyordu. Beklediği anın geldiğini gördüğü bir sırada isteğini şöyle dile getirdi:
– Sevgili anneciğim bende çok hakkın var. Bunu bilen evladın olarak yanından bir an olsun ayrılmak istemem. Senden Medine’ye kadar gidip gelmem için izin vermeni istiyorum. Hemen herkesin ziyaret edip sohbetiyle şeref bulduğu ahir zaman peygamberini görmezsem gözlerime uyku girmeyecek. Ne olur bana izin ver. Resûlullah’ı bir defacık olsun göreyim. Sonra hemen dönerim.
Annesi Üveys’i çok seviyordu. Onu gözünden bir gün olsun ayırmaya razı olamıyordu. Ancak bu istek başka isteklere de benzemiyordu. Resûlullah vardı işin içinde. İzin vermeliydi. Düşündü ve şöyle dedi:
-Oğlum, Resûlullah’ı ziyarete gitmene izin vereceğim, ama Peygamber’in evine varacak, ziyaretini yapacak, başka hiçbir yere uğramadan hemen geri döneceksin. Evinin dışında bir yere gitmene iznim yoktur. Bunu unutma!
Üveys’in sevincine diyecek yoktu. Şartlı da olsa izin çıkmıştı. Demek Medine’ye gidecek. Resûlullah’ın evine varacak, bir iki dakikalık da olsa sohbetinde bulunacaktı. Artık bundan büyük bir saadet olamazdı. Yol hazırlığını yaptı. Heybesini Yemen hurmalarıyla doldurdu. Annesinin elini öpüp duasını alarak yola koyuldu.
Artık hiçbir şey ona engel değildi Gönlüne Resûlullah ‘ı görme sevdası düşmüş, kalbine Peygamber aşkı dolmuştu. Yemen illerinden Medine çöllerine doğru ilerlerken yakıcı ve zorluklar gözüne gözükmüyordu.
Yolda bir kervana rastlıyor, onlara katılıyor, daha sonra yönlerini değiştiren kervanları bırakıyor, kasideler, ilahiler söyleyip, Medine yolunda devam ediyordu.
Nihayet Medine’ye ulaşmıştı. Peygamber şehrinde Resûlullah’ın hasretini giderecekti. Sora sora aradığı yere yaklaştı. Kime sorsa:
– Resûlullah’ın evi Mescid-i Nebi’nin bitişiğinde, diyordu.
İşte hurma dallarından örülmüş çatısı ile kıldan dokunmuş perdeli kapı, Hz. Peygamberin odaları gözükmüştü.
En baştaki kapıya yaklaştı. Bütün gücünü toplayarak seslendi:
– Yemen’den ziyaret için geldim, Resûlullah’ı görmek istiyorum!
Cevabı heyecanla bekledi. Kalbi tık tık vuruyor, nasıl bir karşılık alacağını heyecanla bekliyordu. Beklediği cevap geldi:
– Resûlullah evinde yoktur. Medine’nin filan mahallesine kadar gittiler. İster mescide gidin, geri dönmesini bekleyin, ister o mahalleye gidin. Orada ziyaretinizi yapın.
– Ben ne o mahalleye gidebilirim ne de mescid de Resûlullah’ın dönmesini bekleyebilirim. Annem izin vermedi bunlara. “Sadece evine gideceksin, başka yere iznim yok.” dedi.
Ortalığı derin bir sessizlik kaplamıştı, düşünüyordu. Annesinin dediğini yerine getirmeli, sözünden çıkmamalıydı, anne sözüydü bu. Ama beri tarafta da Resûlullah vardı. Onun ziyareti söz konusu idi. Zihninde sualler uçuştu, cevaplar çatıştı. Ama anne sözüne sadık kalmak, verdiği sözünde durmak ağır bastı. Kendi kendine söylenerek döndü:
– Gidemem, başka yere gidemem. Oturup Hz. Peygamber’in dönmesini de bekleyemem. Annemin izni yok çünkü. Anlaşılan kısmet değilmiş. Zaten benim gibi bir garip kim oluyor ki, her gün Cebrail ile görüşen bir zatın huzuruna girecek, sohbetinde bulunacak? Ben de amma cüretkâr bir gençmişim ha?
Üveys üzüntülerini gönlüne gömdü, geldiği yoldan geri dönmeye karar verdi. Sanki izinden basa basa geri geliyor, yol boyunca da hüzün gözyaşı döküp, elem kasideleri söylüyordu. İşte Yemen hududu içine girmiş, Karan köyüne de gelmişti. Hiç olmazsa biricik annesinin sözünü tutmuş, onun emrinden dışarı çıkmamıştı. O yeterdi kendisine. Sevgili annesi durumu anlayınca Sevgili oğlu Üveys’ine şöyle dua etti:
– Oğlum, sen dünyada beni memnun ettin, Allah da ahirette seni memnun etsin. Dünyada göremediğin Resûlullah’ı ahirette görüp O’na komşu olasın.
Beri tarafta evine geri dönen Resûlullah (s.a.v.) Hz. Aişe validemize sordular:
– Kim geldi buraya, ya Aişe?
Yemen’den bir genç ziyaretinize gelmişti. Sizi evde bulamayınca annesinin izni olmadığı için yanınıza kadar varamadı, oturup da bekleyemedi. Memleketine geri döndü.
Efendimizin cevabı şöyle oldu:
– Kapıdaki nurdan Üveysin geldiğini anladım. O, annesine itaat edip etmeyeceği hususunda imtihan oldu. İmtihanı da kazandı. Dünyada beni görmesi nasip değilmiş. Ama ahirette komşum olacaktır.

Şunu unutmayalım ki, bu Dünyada bir sınavdan geçmekteyiz. Kimimiz yoksullukla, kimimiz zenginlikle, kimimiz hastalıkla kimimiz sıkıntılarla sınanırız. Kimilerimiz ise, anne-babayla, eşle, çocukla, kardeşle sınanırız.
İnşallah bizlerde bu sınavı hakkıyla geçenlerden, annesine, babasına atasına karşı evlatlık görevini yapan gerçek evlatlardan oluruz.

Ben de bir günün değil tüm günlerin annelerin olması dileklerimle, annelerin günlerini kutluyorum.

ANNE

Her of çektiğinde için kıyılır,
Tabipler derdini bilmiyor anne.
Ağzından her çıkan ferman sayılır,
Elimden bir çare gelmiyor anne

Çocukluktan beri en zorlu işim,
Seni kaybetmekti korkulu düşüm.
Elli beşe yakın bak şimdi yaşım,
Yine aynı duygu yılmıyor anne.

Sanma ki düşünmem, sanma ki görmem,
Sanma ki derdine kafayı yormam,
Sen değil, tek kulun kalbini kırmam,
Ne yapsam ne etsem olmuyor anne.

Sevgin benzemiyor bala şekere,
Dua ettim sana her gün beş kere,
Gitmek istesem de başka bir yere,
Bir şey engelliyor salmıyor anne.

Anlamlı bakışın özümü yakan,
Çare olamamak boynumu büken,
Sen acı çekerken kederli iken,
Mahir’in yüzü de gülmüyor anne.

Mahir Başpınar.

Mahir BAŞPINAR
Okunma Sayısı : 413

“Bu eser’in her türlü telif hakkı şairin veya yazarın kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.”

  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle



Erişim yapmaya çalıştığınız içerik için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Lütfen üye girişi yapınız...





+ Benzer Haberler
» HİKAYE
» DAVUT BEY
» ŞERİFE’YE ŞEREFLİ GEBELİK
» BAŞARININ SIRLARI
» O NAMAZI KAZA ETMEYECEKSİN! (HİKAYE)
» ANLATABİLMEK İSTERDİM OYSA
» ORDU YENİ HABER GAZETESİNDEKİ KÖŞE YAZIM
» YANKESİCİYİM AMA VİCDANSIZ DEĞİL .
» İNSANLIĞIN TÜKENİŞİ!..
» NE İŞİ VARMIŞ
» HAZİN BİR ÖĞRETMEN HİKAYESİ
» HER BABA-BİR ANADOLU
» KISA ÖZ
» İKİ KİŞİNİN BİLDİĞİ SIR DEĞİLDİR
» YAŞANMIŞ HATIRALAR "MAHKEME"
» 19 MAYIS BİLİNCİ
» YAŞIYORUZ "SEVGİSİZ"
» İÇİMİZDEKİ DÜŞMAN
» HÜLYA ABLA
» PARA YARA OLMASIN


Site İçi Arama

DUYURULAR
» 2017-2018 RADYO MAVİ EYLÜL YENİ SEZONA 18 EYLÜL’DEN İTİBAREN CANLI YAYINLARIYLA BAŞLIYOR...


» İPHONE CEP TELEFONUNDAN RADYOMUZU DİNLEMEK
İÇİN CEP TELEFONUNUZUN ARAMA MOTORUNA www.radyomavieylul.net/m ADRESİNİ GİRİNİZ VE "play" TUŞUNA BASINIZ.


» ANDROİD CEP TELEFONUNDAN RADYOYA GİRMEK
ve kesintisiz dinlemek için "PLAY STORE" tuşundan "Radyo Mavi Eylül" radyomuzu cep telefonunuza indirebilirsiniz. Radyomuz otomatik açılacaktır. Radyomuz çalarken başka sayfalarda gezinebilirsiniz. Açılan radyo sayfasının sol altındaki "sarı zarf" simgesini tıklayarak, istek gönderebilirsiniz. Dilerseniz, Googleden "Radyo Mavi Eylül" ANASAYFASINA ulaşıp, giriş yaparak SOHBET KÜRSÜSÜNE ulaşabilirsiniz.


» SOHBET KÜRSÜSÜ İHLALİ...
Sohbet kürsüsünde, din, siyaset ve parti konularında yapılacak atışmalarda veya kürsüye 7-8 mısradan daha uzun şiir asılmasında, o kişi yada kişiler 24 saat banlanacak, tekrarları söz konusu olduğunda üyeliği silinecektir…


» HAFTANIN İNCİLERİ
Haftanın incileri köşemizde duyurulan şiir ve yazılar, her pazartesi gecesi canlı yayınımızda radyomuzda okunmaktadır.


» RADYO MAVİ EYLÜL’DE CANLI YAYINLAR...

Tüm dost ve arkadaşlarımızı şiirlerle harmanlanıp, şarkılarla demleneceğimiz radyo gecelerimize bekliyoruz..


 
Ziyaretçi Defteri


YAZARLAR

           

DELEN
Sağlık/Yaşam 
                            

       

Samim
İGDE
(Ramak Kaldı)
                         

       

Harika
UFUK
(Harika ufuklar) 
                         

 
     
DOST SİTELERİMİZ
Edebiyat Defteri
Antoloji
Türk Dil Kurumu
Edebiyol
Edebiyatevi.com
Sinobil
FAYDALI LİNKLER
Belediyeler
Hasteneler
TC.kimlik sorgulama
Dünya haritası
Önemli günler

Önemli Günler

Radyo Mavi Eylül.Net Bir Müzik ve Edebiyat Platformudur.
Tüm Hakları Saklıdır 2013