• Mobil   • Site Haritası   • Webmail   • RSS  



                  

Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
    Üye Olmak İstiyorum
    Şifremi Unuttum

TÜM ÜYELER
ŞİİRLER
YAZILAR / ÖYKÜLER
KİTAP/ KÜLTÜR/ SANAT
ÜNLÜ ŞAİRLER/ ŞİİRLERİ
GÜNCEL
SAĞLIK / YAŞAM

SON 3 ÜYEMİZ
Zafer DÜNDAR
Seda ÇELİK
Münevver Nuray ÇITAK

İYİKİ DOĞDUNUZ

HAFTANIN İNCİLERİ
1997 ANKARA’SI
VUR BOYNU MU CELLÂT !

SON YORUMLAR
VUR BOYNU MU CELLÂT !
Doğrumu yapıyorum bilemiyorum! Fakat uzun bir süre...
VUR BOYNU MU CELLÂT !
SAYIN ; HÜSEYİN ÜNSAL BEYEFENDİ ŞİİRİN...
1997 ANKARA’SI
SAYIN ; MEHMET GÖRE BEYEFENDİ ŞİİRİNİZ ...
BU SENE
SAYIN ; MAHİR BAŞPINAR BEYEFENDİ ŞİİRİN...
’’ELİMDEN TUT İSTANBUL’’
SAYIN ; NUR DAMAR HANIMEFENDİ
Şİİ...
EY SİNEMDE TUTUKLUM
Yaşamak için hayata sımsıkı bağlanmamızı öngören y...
BİR KAR TANESİ
ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM DEĞERLİ ŞAİRİM MÜZEYYEN YAVU...
BİR KAR TANESİ
Bir yerlerde Siir yazan varsa Ve bir yerlerde ...
VİCDANSIZ CADI
harika bir şiir ...
GÜLENDAM
Bilinen En Eski Tarihi olaylarının Şiirsel yazıldı...
 
YAŞAMAK GÜZEL ŞEY
07 Haziran 2017 Çarşamba 01:00
12
14
16
18



Bir türlü akıl erdiremiyordu. " Ne zaman, nasıl düşmüştü?" Böylesi bir yere. Hiç bir şey de hatırlamıyordu zaten. Belleği de, bedeni gibi kaybolmuştu zifiri karanlığın ortasında. Ağır ağır kaldırdı başını gök yüzüne, bir süre öylece bakakaldı. Gözleri ay ve yıldızları aradı göğün derinliklerinde. Her gece gülücükler saçan ay kaybolmuştu nedense. Suda balıklar gibi oynaşan yıldızlar da saklanmışlardı bilinmez yerlere.

Sonra belki bir ışık umuduyla ufukları taradı gözleri. Bir mum ışığı da olsa razıydı gecenin aymazlığına direnen. O da yoktu. Sadece yaprak hışırtıları bozuyordu gecenin sessizliğini. Yapraklar hışırtılarını dipsiz karanlıklardan gelen düşmanlarının zafer naraları olarak algılamaya başlamıştı ki irkiliverdi. Bir an aklının da kendisini terk edeceği korkusu sardı benliğini. Bağırdı var gücüyle dipsiz karanlıklara. Sesi dalga dalga yankılandı sonsuz boşlukta.

Bağırdı, bağırdı. Bir süre sonra bağırtıları, hıçkırıklara dönüşüverdi. Yenilmişti nerden ne zaman çıkacağı belli olmayan böylesi kalleş düşmanlarına . Teslim olmuştu ve akıbetini bekliyordu. Ağlıyordu kara yazıyla yazılmış kaderine isyan ederek.

"Teslim olmak zayıflıktır, haklıyken haksız duruma düşmektir" dedi dağılmakda olan aklını toparlayarak. Kurtulacaktı bu lanet olası karanlıktan ve mutlaka ulaşacaktı aydınlığa. Bir anda ağzından yayılan hırıltılar bir türküye dönüşüverdi, ruhunda peydahlanan bir dürtüyle. Bildiği tüm zafer türkülerini söyledi karanlığın kalleş pususunu hiçe sayarak.

Neler yaşamamıştı ki. Kimlere neler vermemişti. Karşılığında aldıklarını düşününce hazin hazin gülümsedi. Sırtında taşıdığı hançerlerin sayısını bile bilmiyordu. Kimlere kafa tutmamıştı, nelere siper etmemişti göğsünü sevdikleri için. Nasıl da değişmişti dünya. İnsanlar üç kuruşa satar olmuştu, onurlarını. Güvenmek. Neydi acaba güvenmek? Alabildiğne gönlünü açmak değilmiydi? Paylaşmak, dertleşmek, öz veri, saygı sevgi; her biri yokmuydu güvencin içinde? Eğer biterse güven; insanlığın vahşi hayvan sürüsünden farkı kalırmıydı?

Aslında gece de değildi korkusu. Ya ömrü billah yalnızlıksa kaderi. Bu düşünce düşer düşmez aklına acı acı gülümsedi. Belki de mutluydu yalnızlığından. Hiç değilse huzurluydu. Beyinleri alt üst eden, acaba sorularının altında da ezilmiyordu. Tam da bunları düşünürken aklına düşen "yalnızlık Allaha mahsustur" sözleri bir çelişki yaşattı düşüncelerinde bir süreliğine.

Eğer kurtulabilirse bu karanlıklardan karar vermişti kendince. Sahip çıkacaktı en değerli hazinesine. Dağıtmayacaktı sevgisini öyle herkese. Belki ki de bu yüzden düşmüştü bu hallere. "Hele bir kurtulayım, görürsünüz" dedi hem cinslerine yüreğinde biriken sitemle. Hem de yeminler bile etmişti, vermeyecekti sevgisini herkese. Halbuki insanın en yüce duygusuzdu sevgi. Gökten düşen yağmur damlacıkları kadar bol ve bereketli olmalıydı. Dağıtılmalıydı, iyiye, kötüye, güzele çirkine. Sevgisiyle yücelirdi elbette insan. Ama olmuyordu nedense. Dünya öylesine değişmişti ki, yüreğinde sevginin zerresi bulunmayanlar baş tacı ediliyordu nedense.

Ağır ağır yürüyor ve bir bir yarıyordu gecenin yüzlerce kat bağrını. Birden bire koşma fikri düştü düşüncelerine. Çılgınca koşmak ve ulaşmak istiyordu acilen bir yerlere. Ya sonsuz karanlığa, ya da bir tutam aydınlığa kavuşmak hevesiyle başlamıştı koşmaya çılgınca.

Koştukça da bağırıyordu, "en büyük benim, ben insanım" haykırışlarıyla meydan okuyordu tüm karanlıklara . Düştü kalktı. Yine koştu. Ve beklenen oldu. Takıldı ayağı içi kof, çürümüş bir çınarın yanaşma dalına. Acıyla kıvranırken; serseri bir kurşun gibi karanlığı yaran, şehvetle oynaşan ışıkları gördü. Gördükleri leş kokusu almış, bir an önce leşe saldırmanın, sabırsızlığıyla yanıp tutuşan sırtlanların gözleriydi. Keyifle dans ediyordu sırtlanlar. Çıkardıkları seslerden anlaşılıyordu keyiflerinin doruğunda oldukları.

Ne kadar da yormuştu hayat kendisini. Ufacık bir yükü dahi taşıyacak gücü olmadığını düşündü. Düştüğü yerden kalkmamak, "benden bu kadar" diyerek teslim bayrağını çekmek geçerken aklından, utançla kalktı yerinden, dünyaya meydan okuyan bir mitolojik savaşçı edasıyla dikti gözlerini, sırtlanların gözüne.

Yaşamak dedi, yaşamak. Tanrının verdiği en kutsal görevdi kainata. Bir kardelen olmak. İncecik sıska gövdesine bakmadan savaşmak fırtınalarla. Azimle, ısrarla boyun eğmeden aşmak tüm engelleri. Gülücüklerle buluşmak güneşle. Güneşle birlikde dünyaya ışık saçmak.

Çalar saatin gök gürültülerini andıran sesiyle açtı gözlerini. Perdelerinin arasından odasına gülümseyerk giren güneşe bakakaldı bir süre. Uzandı yatağına, keşke bitmeseydi rüyam diyerek, sonucunu da merak ederek, uzun uzun düşündü, hüzünlendi rüyasından etkilenerek.

Davut TUNÇBİLEK
Okunma Sayısı : 723

“Bu eser’in her türlü telif hakkı şairin veya yazarın kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.”

  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle



Erişim yapmaya çalıştığınız içerik için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Lütfen üye girişi yapınız...





+ Benzer Haberler
» GARİP OSMAN-YAŞANMIŞ BİR HİKAYE
» ÖNCE Mİ İNSANIZ YOKSA SONRA MI?
» AĞLAMAYIN
» ESKİYE ÖZLEM
» İNKÂRA SIĞINDIK,YÜZLEŞMEDİK AYNALARLA(DENEME)
» KALEM İZLERİNDEKİ MANALAR
» GEÇMİŞTEN BİR YAPRAK
» HAYVANLAŞMIŞ İNSAN GÖRDÜNÜZ MÜ?
» EN DERİN YOKSUNLUĞUMDUN SEN AMA GİTTİ
» BEN DE SUSMAYI ÖĞRENDİM
» MEVLANA VE YUNUS
» EY SİNEMDE TUTUKLUM
» BİR SONRAKİ GÜN
» ISKA GEÇİLEN SEVGİ
» EKMEK VE KATIK
» TOMURCUKLAR AÇARKEN
» PARMAK UÇLARINDAN ÖPÜN ONLARI
» RAHAT BIRAKIN GENÇLERİ
» SARIŞINLAR MI APTAL YOKSA BEN Mİ?
» GÜL GÜL ÖLDÜK DEDİRTME ALLAH’IM


Site İçi Arama

DUYURULAR
» İPHONE CEP TELEFONUNDAN RADYOMUZU DİNLEMEK
İÇİN CEP TELEFONUNUZUN ARAMA MOTORUNA www.radyomavieylul.net/m ADRESİNİ GİRİNİZ VE "play" TUŞUNA BASINIZ.


» ANDROİD CEP TELEFONUNDAN RADYOYA GİRMEK
ve kesintisiz dinlemek için "PLAY STORE" tuşundan "Radyo Mavi Eylül" radyomuzu cep telefonunuza indirebilirsiniz. Radyomuz otomatik açılacaktır. Radyomuz çalarken başka sayfalarda gezinebilirsiniz. Açılan radyo sayfasının sol altındaki "sarı zarf" simgesini tıklayarak, istek gönderebilirsiniz. Dilerseniz, Googleden "Radyo Mavi Eylül" ANASAYFASINA ulaşıp, giriş yaparak SOHBET KÜRSÜSÜNE ulaşabilirsiniz.


» SOHBET KÜRSÜSÜ İHLALİ...
Sohbet kürsüsünde, din, siyaset ve parti konularında yapılacak atışmalarda veya kürsüye 7-8 mısradan daha uzun şiir asılmasında, o kişi yada kişiler 24 saat banlanacak, tekrarları söz konusu olduğunda üyeliği silinecektir…


» HAFTANIN İNCİLERİ
Haftanın incileri köşemizde duyurulan şiir ve yazılar, her pazartesi gecesi canlı yayınımızda radyomuzda okunmaktadır.


» RADYO MAVİ EYLÜL’DE CANLI YAYINLAR...

Tüm dost ve arkadaşlarımızı şiirlerle harmanlanıp, şarkılarla demleneceğimiz radyo gecelerimize bekliyoruz..


 
Ziyaretçi Defteri


YAZARLAR

          

Yurdagül
ÖZAY
Özay’la Ayışığı
                                         

          

DELEN
Sağlık/Yaşam 
                                            

      

 
Şuayip
ODABAŞI
Ölüler Kentinin Ozanı 
    

     
DOST SİTELERİMİZ
Edebiyat Defteri
Antoloji
Türk Dil Kurumu
Edebiyol
Edebiyatevi.com
Sinobil
FAYDALI LİNKLER
Belediyeler
Hasteneler
TC.kimlik sorgulama
Dünya haritası
Önemli günler

Önemli Günler

Radyo Mavi Eylül.Net Bir Müzik ve Edebiyat Platformudur.
Tüm Hakları Saklıdır 2013